Sosyal Medya

Dijital dünyada kişisel verileri korumak zorlaşıyor

Dijital dünyada özellikle son 10 yılda hayatımıza giren iletişim araçları çok büyük bir bilgi güvenliği sorununu da beraberinde getirdi.

Mobilitenin yaygınlaşması ile başta facebook, twitter, instagram gibi sosyal medya ağları olmak üzere, iletişim kategorisinde yer alan çeşitli uygulamalar ile paylaşılan kişisel veriler başlı başına bir sorunken, bazı üçüncü parti yazılımlara bilinçsiz olarak kişisel verilere erişim izni verilmesi ise sorunu çok daha karmaşık bir hale getiriyor.

Kişisel verilerinizin hangi amaçlarla kullanılacağı, dilediğiniz zaman silinip silinemeyeceği ve verilerinizin depolandığı veri merkezinin güvenlik prosedürleri ile ilgili ‘kullanıcı’ olarak hiç bir denetiminiz bulunmuyor. Bu yüzden kullandığınız sosyal medya uygulamalarının yanı sıra bu uygulamalar üzerinden erişim izni verdiğiniz diğer uygulamalar konusunda dikkatli olmanız kişisel gizliliğiniz için önem taşıyor.

Sosyal ağlarda her şey kayıt ediliyor

Sosyal medya ağları gizlilik politikası ile hangi bilgilerin toplandığını, bilgilerin nasıl kullanıldığını ve paylaşıldığını kullanıcıya kayıt aşamasında bildiriyor ve kayıt olan herkes bu şartları kabul etmiş sayılıyor.

Facebook üzerinden gidecek olursak; aslında yaptığınız her şey kayıt altındadır. Facebook’a verdiğiniz bilgiler, uygulamayı kullandığınız cihazlar, paylaştığınız içerikler, yüklediğiniz fotoğraflar, görüntülediğiniz ve ilgi çekici bulduğunuz içerikler, bağlantılı olduğunuz kişiler ve gruplar, en çok etkileşimde bulunduğunuz saatler hatta cihaz ayarlarına bağlı olarak Facebook’u kullandığınız konum, operatör gibi bilgiler kayıt altındadır.

Hizmet sağlamak, iyileştirmek ve geliştirmek için kullanıyoruz

Dijital dünya kişiselleştirilmiş deneyim üzerine kurgulanmaya devam ediyor. Sadece sosyal ağlarda değil, aslında World Wide Web’de toplanan tüm veriler, web-app geliştiricileri tarafından temelde kullanıcılara kişiselleştirilmiş içerikler ve hedeflenmiş reklamlar sunmak için kullanılıyor.

Facebook, veri kullanım politikasını “Hizmet sağlamak, iyileştirmek ve geliştirmek” , “Sizinle iletişime geçmek”, “Reklam ve hizmetler sunmak ve ölçmek”, “Emniyeti ve güvenliği desteklemek” şeklinde açıklıyor.

Son zamanlarda bazı ağlarda kişisel verilerin gayri resmi olarak farklı amaçlar için kullanıldığı ortaya çıktı. Bunun son örneği ‘Cambridge Analytica’nın Facebook üzerinden elde ettiği verileri kullanarak ABD başkanlık seçimlerinin sonucunu etkilediği’ skandalı!

Kişisel verilerin bunun gibi kötü amaçlar için kullanılmayacağının garantisini kimse veremiyor. Öte yandan dijital dünyada kişisel güvenliğiniz için endişe etmeniz gereken bir başka sorun daha var; ‘siber saldırılar’ ki bu bir sonraki yazımın konusu olacak.

Sosyal ağlarda dolaşan tehlike

Sosyal ağlarda dolaşırken “Arkadaşlarınız, telefon numaranızı rehberine kaydederken ne yazıyor?”, “En çok hangi ünlüye benziyorsun?”, “Yaşlandığında nasıl görüneceğini öğrenmek ister misin?” gibi üçüncü parti ilgi çekici uygulamalarla karşılaşabilirsiniz. Bu uygulamalar masum gibi görünse de, arkadaş listeniz, eposta adresiniz, fotoğraflarınız gibi son derece kritik verilere erişim izni verdiğinizi bilmelisiniz.

Son zamanlarda mobil uygulaması milyonlarca kez indirilen GetContact isimli uygulama bu üçüncü parti güvensiz yazılımlara güzel bir örnek. Uygulama temelde telefon numaranızın başkalarının telefonunda ne şekilde kayıtlı olduğunu görmenizi sağlıyor. Ancak sorun şu ki, GetContact bunu yapabilmek için uygulamayı kullanan herkesin ‘telefon rehberine’ erişiyor. Bu noktada özel hayatın gizliliği yok sayılıyor ve uygulamayı kullanan kişinin haricinde tüm rehberi de havuza istemeden dahil oluyor.

Kameranız, telefon rehberiniz, depolama alanınız başkalarının kontrolünde olabilir

Durumun vehametini anlamak için GetContact’ın erişim istediği alanlara bakmak yeterli oluyor. Kamera (resim çekme ve kaydetme), Kişiler (kişilerinizi okuma, cihazdaki hesapları bulma, kişilerinizi değiştirme), Telefon (telefon numaralarına doğrudan çağrı yap, çağrı günlüğüne yaz, çağrı günlüğünü oku, giden çağrıları yeniden yönlendirme, telefonun durumunu ve kimliğini okuma), Depolama (SD kart içeriklerini değiştir veya sil, SD kartımın içeriğini oku)

Bir önceki yazımız olan Twitter'ı etkili kullanmak için 5 ipucu başlıklı makalemizde twitter hakkında bilgiler verilmektedir.

Sedat Deniz

Yorum ekle

Yorum yazmak için tıklayın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir