Genel

Geleneksel medya ve dijitalleşme üzerine..

xyz kusak

Hayatımızın her anında dijital ve dijitalleşme kavramlarıyla karşılaşıyoruz. Öyle ki artık araba alırken bile analog yerine dijital klima önceliklerimiz arasında yer alıyor. Peki matbaanın icadıyla başlayan, radyo ve televizyon ile süregelen geleneksek medya nasıl dijitalleşir?

Dijitalleşme kavramını, şirketlerin büyümeleri, yeni iş modelleri oluşturabilmeleri ve karlılıklarını artırabilmeleri için dijital medya stratejilerini en iyi şekilde kullanmaları şeklinde açıklayabiliriz.

Geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş hiç kolay olmadı, olmayacak.. Fakat artık zaman daralıyor ve dijitalleşme sürecini iyi yönetemeyen, dijitalleşemeyen kurumlar kısıtlı geleneksel medyaları ile birlikte unutulmaya yüz tutacak gibi görünüyor..

Geleneksel medya olarak bahsettiğimiz dergi, gazete, televizyon ve radyo yayınları, internet ile hayat bulan yeni medyanın karşısında can çekişiyor. Elbette insanlar halen gazete okuyor, televizyon dizilerini izliyor. Fakat Z kuşağı olarak isimlendirilen 2000 sonrası doğan yeni nesil için ne radyo, ne gazete bir şey ifade etmiyor. 4-6 yaşından itibaren oyun çocukları IOS veya Android tabletler sayesinde candy crush veya subway surfers benzeri oyunlar ile tanışıyor.

Son 15 yıldır hemen her evde bulunan mobil ve masaüstü bilgisayarlara X kuşağı halen adaptasyon sorunu yaşıyor, Y kuşağı ise daha şanslı sayılabilir. Y kuşağının çocukluğunda tetris veya atari oyunu super mario vardı. Internet kafeler yerine de atari salonları vardı. Bugün geldiğimiz noktada her eve giren bilgisayar sayesinde internet kafeler bile kullanılmaz oldu.

Nerede olursa olsun X ve Y kuşağı disket gördüğünde ne olduğunu bilir. Z kuşağı ise “bu ne böyle” diyebilir. Tabi X kuşağından flash diskin ne olduğunu bilmeyenler de olabilir. Bu noktada kuşakların çatışması üzerine ayrı bir yazı yazabilirim, ama asıl gelmek istediğim konu 2016 yılında işletmelerin disket mi yoksa flash disk üzerine mi bir strateji kurgulamaları gerektiğine değinmek istiyorum.

İşletmeler için 2016 Yılında Dijitalleşme

Dijitalleşmenin temel unsuru internet olsa da bir web sitesi açmak, büyüme hedefi olan kurumlar için yeterli değildir. Web sitesi sadece dijitalleşme yolunda bir adımdır, asıl önemli olan medya planlama, etkinlikler, sosyal medya ve arama motorları bakımından dijitalleşme hedeflerinin gerçekleştirilmesidir. Ayrıca bu hedeflerin ölçülmesinde web analytics büyük önem taşıyor, bunun bilincinde olmayan firmalar ise “web siteme kaç kişi girmiş” sorusundan öteye geçemiyorlar. Dolayısıyla kullanıcı deneyimiziyaretçi kaynaklarıkurumsal işbirliklerihedef kitleyi tanıma, potansiyel müşteriye ulaşma, dönüşüm optimizasyonu, segmentasyon aşamaları olmaksızın web sitesinden birilerinin firmaya ulaşmasını bekliyorlar. Çok beklerler..

Dijitalleşme sürecini iyi yöneten kurumlar karlılıklarını artırıyorlar. İnsanlar sadece ev ve ofislerinde değil, yolda, durakta, kafede aklınıza gelebilecek hemen her yerde akıllı telefonlarından internete giriyor, alışveriş yapıyorlar. Bu yüzden mobil internet kullanıcılarının da hedeflenmesi gerekiyor ve bunun için mobil site ve uygulamaların hayata geçirilmesi ihtiyacı doğuyor.

Tüketim alışkanlıkları değişiyor, X kuşağı ile Y ve Z kuşağı her alanda tamamen farklı mecraları kullanıyor. Bu sebeple tüm kurumların ivedilikle dijitalleşme üzerine çalışmalar yapmaları gerektiğini düşünüyorum, aksi halde dijitalleşen rakiplerinizle mücadele edemeyecek bir hale gelebilirsiniz.

Bankaların internet şubeleri üzerinden bankacılık hizmetleri sunması,Belediyelerin ücretsiz internet noktaları kurması, Diyanet’in online destek vermesi veya devletin e-devlet’e dönüşmesi dijitalleşmenin en güzel örneklerinden sayılabilir.. Turkiye.gov.tr üzerinden adli sicil kaydı, öğrenci belgesi, terhis belgesi, ssk hizmet dökümü gibi bir çok bilgiye ulaşılabiliyor. Bürokraside bu belgeler için bir kaç gün uğraşıp, kuyruklarda sıra beklemek gerekirdi..

Elbette bu yararlı projelerin arkasında dijitalleşme sürecini yöneten ekibi takdir etmek gerekir. Bunlar sadece ilk aklıma gelenler..

Bu arada dijitalleşmekten korkan kurumlar bir yana dursun, geleneksel medya bütçesini kesip, tüm bütçeyi dijitale kaydıran markalar da yok değil. Yanlış hatırlamıyorsam Hyundaı Türkiye geçtiğimiz yıl tüm bütçeyi online’a kaydırdı. Kötü mü yaptı? Hayır.

Dijital daha düşük maliyet, ölçülebilirlik, segmentasyon, doğru hedef kitle ve detaylı analiz imkanı sağlıyor.

Bir önceki yazımız olan Medium Deneyimim ve WordPress'e Dönüşüm başlıklı makalemizde medium ve wordpress hakkında bilgiler verilmektedir.

Sedat Deniz

1 yorum

Yorum yazmak için tıklayın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • sade bir anlatım olmuş ama teşekkürler. bir dahaki yazınızda daha fazla örneklendirme yaparsanız sevinirim.